Orman Kaynakları Rehabilitasyon Çalışmalarının Kırsal Toplumlar Üzerine Etkileri Bolu Orman Bölge Müdürlüğü Örneği (SDÜ 1924-YL-09)
Tolunay A. (Yürütücü), Yeşildağ G.
Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Araştırma Projesi, 2009 - 2011
- Proje Türü: Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje
- Destek Programı: BAP Araştırma Projesi
- Başlama Tarihi: Eylül 2009
- Bitiş Tarihi: Eylül 2011
Proje Özeti
1992 yılında Orman Bakanlığı ‘nın ikinci kez kuruluşu ile yeniden kurulan Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolu Genel Müdürlüğü ‘nün bu yıllarda yaptığı etüt ve envanter çalışmaları ile Türkiye Ormancılığının bu güne kadar bilinmeyen yeni dinamikleri ve dengeleriyle karşılaşılmıştır. Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolu Genel Müdürlüğü ağaçlandırılacak potansiyel alanın kalmadığını, potansiyel ağaçlandırma alanlarının 100-200 hektarlık sahalar halinde olduğunu ve küçük alanlı olması nedeniyle bu sahalarda çalışmanın zor olduğunu ifade etmiştir. Bu sonuçlar; Türkiye ‘de ağaçlandırma ve erozyon kontrolu sorunları çözüldüğünden dolayı ortaya çıkmadığından ağaçlandırma çalışmalar için potansiyel alanların azalmasının ya da kalmadığının belertilmesinin nedenlerinin sorgulanması gerekmektedir. Bundan 25 yıl önce “Yılda 1 milyar fidan üretimi ve 300 000 ha ağaçlandırma” temel politika olarak kabul edilmiş ve bu hedefler gerçekleştirilse bile ağaçlandırma çalışmalarının yıllarca süreceği ifade edilmiştir. Fakat, Türkiye kırsal yöresinin insanları ile sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel özellikleri açısından, doğal varlıkları ile tarımsal araziler, meralar, ormanlar, su kaynaklar değiştiğinden yeni çözümler üretilememiştir. Bu nedenle Türkiye ‘de ağaçlandırma, erozyon kontrolü ve mera ıslah çalışmaları, 1970 ‘li yılların başlarında hazırlanmasına başlanılan ve 1970 ‘li yılların sonlarına doğru bitirilen ağaçlandırma havza avan projeleri kapsamında düşünülmemelidir. Orman amanejman planlarında ağaçlandırılacak sahalar tablosunda yer alan ve potansiyel ağaçlandırma alanları olarak belirtilen sahlar için şu tespitler yapılabilir:
·
Geçmişte
hazırlanan ağaçlandırma avan projeleri ve ağaçlandırma uygulama projeleri
güncellikten uzaktır. Örneğin bir ağaçlandırma projesi 5 000 ha düzenlenmesine
rağmen, 500 ha. ağaçlandırma çalışması ile proje bitirilmektedir.
·
Bugün
kırsal yerleşim yerleri çevresinde, dağınık ve parçalı potansiyel ağaçlandırma
alanları çoğunluktadır. Bu alanlarda
yapılacak ağaçlandırma çalışmaları, orman ekosistemi bir bütün olarak ele
alınarak yapılmadığı takdirde başarılı olunamaz.
·
Orman
köylerindeki nüfusun azalması ile birlikte, orman alanlarına yönelik baskılar
azalmıştır. Fakat, arazi kullanım
sorunların en yoğun yaşandığı II. kullanım alanının sorunları ortada kalmıştır.
Bu alanların, geçmişte olduğu gibi klasik ağaçlandırma alanları olarak
algılanması, sorunlara çözüm getirmeyecektir.
Orman Genel Müdürlüğü
2003 yılında, verimsiz olarak nitelendirilen ve
potansiyel ağaçlandırma alanı ayrılan bu alanların verimli hale
getirilmesi için, orman kaynaklarının rehabilitasyonu (iyileştirilmesini)
çalışmalarını başlatmıştır.
Teorik olarak
bakıldığında rehabilitasyon çalışmaları ile verimsiz orman alanlarının verimli
alanlara dönüştürülebileceği ve ülkemiz ormancılık sorunlarının en önemlileri
arasında gösterilen bir sorunun çözüme kavuşturabileceği açıktır. Ayrıca,
yıllardır atıl vaziyette bekleyen bozuk alanların optimal kuruluşlarına
ulaştırılmasıyla ekonomik olarak da önemli kazanımlar sağlanacak, kırsal nüfus
da bu çalışmalarla işlendirilebilecektir.
Öte yandan, yıllardan bu
alanlardan faydalanmakta olan (özellikle salma hayvancılık) kırsal nüfusun,
bazı çıkar kayıplarına kalması ve orman-halk ilişkileri bakımından bazı
sorunların yaşanması da olasıdır. Nitekim, bazı orman iletme şefleri,
akademisyenler ve yerel halkla yapılan konuya ilişkin görüş alışverişlerinde,
bu yönde saptamaların yapılabildiği de görülmektedir. Dolayısıyla,
sürdürülebilir orman yönetimi çalışmalarının özellikle ekolojik boyutu
bakımından çok amaçlı olan rehabilitasyon çalışmaları bakımından teorik olarak
önemli bir sorun görülmese de uygulamada, özellikle kırsal nüfus odaklı bazı
sorunlarla karşılaşabileceği de göz ardı edilmemelidir.