Eğirdir Gölü çevresi sulak alanlarındaki tıbbi sülük (Hirudo verbana Carena, 1820) popülasyonlarının ekoloji, popülasyon büyüklüğü ve av verimlerinin belirlenmesi
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tez Danışmanı: Osman Çetinkaya
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: İngilizce
Desteklendiği Program: Diğer
Özet:
Bu çalışma ile uluslararası ticareti CITES tarafından düzenlenen, geleneksel ve modern hekimlikte kullanılan tıbbi sülük Hirudo verbana türünün ekolojisi, popülasyon büyüklüğü ve av verimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, 2013–2016 arasında Eğirdir Gölü çevresi sulak alanlarından Kayaağzı, Aşağı Tırtar, Gelendost, Akbük ve Boyalı bölgelerinde yürütülmüştür. Araştırmada sahada yerinde gözlem, standart örnekleme, ekolojik ölçüm ve analiz yöntemleri uygulanmış; su ve substrat analizleri ile fauna ve flora teşhisleri laboratuvarda gerçekleştirilmiştir. Ayrıca canlı bireyler üzerinde laboratuvarda çeşitli deneyler ve gözlemler yapılarak fotograflanmış ve sonuçlar kaydedilmiştir. Muhtemel yaş grupları “Modal Progresyon Analizi” ile belirlenmiş, popülasyon büyüklüğü tahminleri ortamdan birey azaltmaya dayalı “Regresyon” ve “Maksimum Olasılık” metotları ile yapılmıştır. Sayısal veriler istatistiki yöntemler ile analiz edilmiştir.
H. verbana popülasyonlarının, bulundukları habitatlarda
dağılım gösteren balık, kurbağa, büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar, köpek, su
kaplumbağaları, kerevit, su yılanı, su böcekleri ve sülükler ile beslendikleri
belirlenmiştir. Tıbbi sülüklerde belli oranlarda kanibalistik davranış
gözlemlenmiştir. Sülüklerin, Helobdella
stagnalis sülük türü ile hiperparazitik ilişkisinin varlığı ile su
kaplumbağası, danaburnu ve yengeç saldırılarına maruz kaldıkları (predasyon),
kokonların ise danaburnu tarafından tüketildiği saptanmıştır.
Tıbbi sülük popülasyonlarının gölün su kotunun düştüğü Temmuz–Eylül arasında kokon bıraktıkları (üredikleri) belirlenmiştir. Kokonların su kütlesi dışında nemli karasal ortama bırakıldığı, bunun yanında atıl dönemlerinde sucul kuş yuvalarının da kokonlama alanı olarak tercih edildiği tespit edilmiştir. En küçük yumurtalı bireyin 1.69 g olduğu ve sülüklerin 9.67 ± 3.68 gün arayla 0.93 ± 0.38 g ağırlık, 21.44 ± 3.81 mm boy ve 13.81 ± 2.26 mm çapa sahip 3.20 ± 1.87 adet kokon bıraktıkları belirlenmiştir. Üreme verimliliğinin anaç büyüklüğü ile bağlantılı olduğu belirlenmiştir. Kokonlarda 29.11 ± 13.62 mg ağırlığa sahip 12.29 ± 5.14 adet yavru bulunduğu, yavruların yaklaşık %1’inde morfolojik anomali tespit edilmiştir. Yumurtalı bireylerde %70 ağırlık kaybına rağmen üremenin devam ettiği, ortam sıcaklığının 21.5 °C’ye düşmesi ile kokonlamanın sonlandığı belirlenmiştir. Gölün su kotundaki değişime bağlı olarak kokondan çıkan yavruların çoğunlunun sudaki popülasyona bahar aylarında katılabildikleri ve karasal ortamdaki bekleyişin 9–10 ay sürebildiği tespit edilmiştir.
Popülasyonlarda 0+ ile III+ arasında 4 yaş grubu tespit edilmiş, incelenen tüm bireyler için ortalama ağırlık 1.72 ± 1.91 g, boy 5.7 ± 2.7 cm ve kondisyon faktörü 0.716 ± 0.241 olarak bulunmuştur. Boy (L) ve ağırlık (W) arasında üssel bir ilişki (W=0.011L2.699, R2=0.979) tespit edilmiştir. Von Bertalanffy büyüme denklemi Lt=28.56(1-e-0.123(t+0.851)), büyüme performans indeksi ø'=2.00 olarak belirlenmiştir. Bireylerde beslenme sonrasında ağırlıklarının ortalama 5.72 ± 2.21 katı artış belirlenmiş ve bu sürecin sülüklerde deformasyon (%23) ve ölümlere (%4) neden olduğu tespit edilmiştir. Sülüklerin beslenmeksizin 23 ay yaşayabildikleri belirlenmiştir.
Tıbbi sülük av verimine habitatın su sıcaklığı, hava sıcaklığı, su kotu, NO2–N, askıda katı madde, elektriksel iletkenlik, ışık şiddeti, bulanıklık ve organik madde miktarının pozitif, yağmur ve bulut yoğunluğunun ise negatif yönde etki ettiği belirlenmiştir. Tıbbi sülük av verimi ortalama 53 ± 71 sülük/saat/toplayıcı (s/s/t) olarak bulunmuş, en yüksek av verimi 140 ± 101 s/s/t ile Haziran ayında elde edilmiştir. Gelendost, 69 ± 87 s/s/t ile sülük av verimi en yüksek habitat olmuştur. Gün içindeki av verimliliği dikkate alındığında sülük avcılığının ilkbaharda 10:00–17:00 saatleri arasında, yaz döneminde günün serin saatlerinde, sonbaharda öğle saatlerinde yapılması uygun bulunmuş olup, operasyonel zorluklar ve güvenlik riskleri nedeniyle kış aylarında sülük avlanması önerilmemektedir. Eğirdir Gölü çevresi sulak alanlarında avlanabilir tıbbi sülük miktarı 1.988.700 adet (593 kg) olarak tahmin edilmiştir. 1.205.999 adet (260 kg) avlanabilir tıbbi sülük miktarı ile Gelendost mevkiinin en çok sülük avlanabilen bölge olduğu belirlenmiştir.
Eğirdir Gölü çevresi sulak alanlarda yürütülen bu çalışmada, tıbbi sülük popülasyonlarının, bulundukları habitatların önemli bir bileşeni olduğu ve ticari amaçlı avcılığı yapılarak ekonomik bir değer oluşturduğu görülmektedir. Popülasyonların sürdürülebilir yönetimi için, sulak alanların habitat yapısı, bütünlüğü ve ekolojik dinamiğin korunması gereklidir. Düzenli aralıklarla yapılacak stok belirleme çalışmalarına dayalı olarak sulak alanların mevzuat doğrultusunda işletilmesiyle Eğirdir Gölü çevresi sulak alanlardaki tıbbi sülük H. verbana popülasyonlarının rasyonel yönetimi ve habitatlardaki ekolojik dengenin sürdürülebilirliği sağlanacaktır.