Kağıt geri dönüşüm atıksularındaki kirliliğin giderilmesinde mikrodalga teknolojisinden faydalanılması
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Orman Endüstri Mühendisliği Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: UĞUR ÖZKAN
Danışman: Halil Turgut ŞAHİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çalışmada geri dönüşüm işlemi yapılmış olan gazete kağıtları liflendirici yardımıyla süspansiyon haline getirilmiştir. Sonrasında süzme işlemleri gerçekleştirilerek atıksu elde edilmiştir. Böylelikle atıksu içerisindeki süspansiyon halindeki büyük boyutlu parçacıkların, Mikrodalga (MW) ışıması ve devamında santrifüjleme ile uzaklaştığı gözlemlenmiştir. Atıksu numunelerinin MW ışıması ve devamından santrifüjleme etkisi ile ölçülen genel fizikokimyasal özelliklerinde düşük sınırlar içerisinde değişimler hesaplanmıştır. Su numunelerinin pH değerlerinde en yüksek 0.50 birimlik, elektriksel iletkenlik (EC) olarak ise 25 μS/cm (XC3: 303 μS/cm ve YA2: 328 μS/cm), toplam katı madde miktarlarında (TDS) ise kontrol örneğinden (XC0: 157 ppm) sadece 1 ppm (XB3 ve XD6) daha yüksek, diğer tüm numunelerde ise -2.0 ppm ile -8.0 ppm arasında daha düşük TDS değerleri elde edilmiştir. İşlem görmüş tüm su numuneleri içerisinde en yüksek ORP değeri 333 mV olarak XC1 örneğinden gözlemlenmiştir. Genel olarak en düşük bulanıklık değerleri, en uzun MW ışıma süresi ve en yüksek MW güç ile (360 Watt ve 60 saniye) muamele edilmiş örneklerde sırasıyla XD6: 28.7 NTU ve YD6: 17.0 NTU olarak ölçülmüştür (C: 161 NTU). MW işleminden sonra düşük seviyede santrifüjlenmiş numunelerin renk uzayındaki konumlarının (hue açısı) 262° ile 282° arasında (mavi (-b) ile kırmızı (+a), daha yüksek devir sayısında santrifüjlenmiş örneklerin ise 11° ile 145° arasında olduğu, suların gerçek renginin sarı (+b) ile yeşil (-a) arasında bulunduğu hesaplanmıştır. Ayrıca MW işlemi seçilmiş örneklerde, kontrole göre yaklaşık %20.1 (XD6) ve %8.9 (YD6) kimyasal oksijen ihtiyacı (KOİ) azalması gözlemlenmiştir.