SU MERCİMEĞİ BİTKİSİNDEN ELDE EDİLEN PROTEİNLERİN ENKAPSÜLE EDİLEREK RUMENDE KORUNMUŞ PROTEİN HALİNE GETİRİLMESİNİN İNCELENMESİ
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Zootekni Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: RAMAZAN GÜMEN
Danışman: Musa YAVUZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Su mercimeği dünyada insan beslenmesinde ve hayvan beslenmesinde kullanılabilecek besin içeriğine sahip esansiyel aminoasitlerce zengin bir su bitkisidir. Su mercimeğinin yetiştiriciliği yurt dışında yapılmakla birlikte ülkemizde doğal alanlarda bulunan bir bitkidir. Bu bitkinin birçok çeşidi bulunmakla birlikte burada kullanılacak olan su mercimeği Eğirdir gölünde bulunan Lemna minor L yapay havuzlarda yetiştirilmesiyle elde edilmiştir (SM). Elde edilen bitkiler önce yıkanmış, gölgede kurutulmuş ve öğütülmüştür. Öğütülmüş su mercimekleri sulandırılarak proteinlerin ayrışması sağlanmış posa (SMPO) ve ayrışan protein (SMP) ayrı ayrı kurutulmuştur. Toz halinde bulunan SM, SMP ve SMPO palm yağı kullanılarak enkapsüle edilerek ESM, ESMP ve ESMPO elde edilmiştir. Elde edilen tüm ürünlerde KM, HK, HP, HY, ADF ve NDF analizi yapılmıştır. 24 saatlik, In vitro gaz sindirimine tabi tutulmuş ve ME, NEL ve IVSO değerleri hesaplanmıştır. Tüm verilerin analiz, grafik ve çizelgeleri jamovi ile yapılmıştır. İşlem görmemiş SM, SMP ve SMPO yapılan HP analizi sonucunda sırasıyla %25.64, 43.14 ve 18.46 çıkmıştır. Örneklere By-pass yağ ilavesi tüm analiz değerlerini düşürürken sadece yağ oranını artırmıştır. Enkapsülasyon işleminden sonra kesif yem için hesaplanan In vitro gaz ME, NEL değerlerinin arttığı görülmüştür. Enkasülasyon işlemiyle palm yağı ile kaplanan örneklerde gaz çıkışının neredeyse sıfıra yakın olduğu gözlemlenmiştir. Enkapsülasyon işleminin başarıyla gerçekleştirilerek rumende korunmuş protein özelliği aldığı görülmüştür. Yüksek kaliteli protein kaynaklarının rumende korunmasına yönelik çalışmanın başarıyla gerçekleşmiş olup bu çalışmaya ilave olarak in vivo çalışmalara ve işleme teknolojisinin endüstriyel boyut kazandırılmasınada ihtiyaç vardır.