Bakım Sürecinde İhmalin Yeni Bir Türü: Geronteknolojik Yoksunluk


Creative Commons License

Arun Ö., Özkurt V.

Akdeniz İnsani Bilimler Dergisi, cilt.9, sa.2, ss.107-123, 2019 (TRDizin)

Özet

Gelecek 15-20 yıl içinde, mevcut koşullarını değiştirmek üzere ülkeler ekonomik ve politik olarak adım atmazlarsa bakım krizi kendisini gösterecektir. Bu krize yakalanmamak veya krizi aşmak için bakım hizmetlerine hâlihazırda yapılan yatırımların çeşitlenmesi ve arttırılması gereklidir. Geronteknoloji ve bakımın dijitalleşmesi, bakım krizini aşmayı sağlayacak bir tedbir olabilir. Bu çalışmada, gelecek için bir öngörü geliştirebilmek üzere, geronteknolojinin bakım verenler üzerindeki etkisi incelenmiştir. Analizler, Antalya'nın Konyaaltı, Muratpaşa ve Kepez ilçelerinde 2018 yılında yürütülen nitel saha çalışmasının (Özkurt 2018) verileri üzerinden gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında informal bakım(10), evde bakım(10) ve kurumda bakım(10) hizmetlerinde bakım veren 30 kişiyle derinlemesine mülakatlar yapılmıştır. Katılımcılara kartopu ve network örneklem teknikleriyle ulaşılmıştır. Araştırmaya katılan bakım verenlerin %73'ü kadındır. Bakım verenler genel olarak, yoksul ve yoksun kişiler olup bakım vermeye mecbur insanlardır. Bulgulara göre, her ne kadar katılımcılar geronteknolojik ürünlerin, bakım verenlerin bazı sorunlarının çözümünde etkili olduğunu düşünse de, geronteknolojiyi kullanmamaktadırlar. Bakım verenlerin geronteknolojik ürünleri kullan(a)mamaları önündeki en önemli unsur, öncelikle sahiplik durumu, ikinci düzeyde ise geronteknolojiye ilişkin bilgi, farkındalık ve/ya yatkınlık eksikliğidir. Geronteknolojinin bakım süreçlerine dâhil edil(e)memesi geronteknolojik yoksunluk olarak tanımlanabilir ve kendini ihmalin yeni bir türü olarak ortaya çıkmaktadır.

Within the next 15 to 20 years, if the necessary economic and political arrangements relating to care are not addressed, a care crisis will arise. To overcome the impeding challenges and crisis, the care services relating to older adults must be diversified and increased. The digitalization of care services and implementation of gerontechnology may be a critical component in overcoming this crisis. In this respect, in order to generate a perspective for the future, in this study the effects of gerontechnology on caregivers was examined. With this aim, the qualitative research conducted in the Konyaaltı, Muratpaşa and Kepez districts of Antalya in 2018 (Özkurt 2018) was analysed. In this study, in-depth interviews were conducted with 30 people who provided care in: informal care (10), home care (10) and institutional care (10) services. Participants were reached using snowball sampling and network panel techniques. According to the results, 73% of caregivers are female. Caregivers are generally poor and deprived people who are obliged to provide care. Although participants thought that gerontechnology may be effective in solving some of the problems of caregivers, they do not use gerontechnology themselves while providing care services. The main factors relating to caregivers not using gerontechnologies in the course of providing care were related to care givers (1) not possessing the proper technology, and (2) not having the know-how, awareness of, or the predisposition to use gerontechnology. In conclusion, the exclusion of gerontechnology in the course of care may be a new face of self-neglect and can be identified as gerontechnological deprivation.