Ormancılığımızın Seyir Defteri ve Ormancılık Tipleri Açısından Türk Ormancılığı
Yeşil Türkiye Dergisi, cilt.42, sa.488, ss.4-7, 1992 (Hakemsiz Dergi)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 42 Sayı: 488
- Basım Tarihi: 1992
- Dergi Adı: Yeşil Türkiye Dergisi
- Sayfa Sayıları: ss.4-7
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Adresli: Hayır
Özet
Toplumun orman kaynaklarına yönelik taleplerini mümkün olduğu ölçüde karşılama sanatı olarak tanımlanan ormancılık; barınma ve beslenme, düzensiz ağaç kesimi, ormanı koruma ve teknik ormancılık olarak dört evreden geçerek günümüze gelmiştir.İnsanların hayvan beslemeye ve tarıma başlaması, ormanlarda hayvan otlatılmasına ve açmalara neden olmuş, açılan alanlar verimsiz duruma düşünce terk edilmiş ve yeni alanlara geçilmiştir. İnsanların ormanları tahrip edici ilk etkilerinin ortaya çıktığı bu noktada barınma ve beslenme evresi sona ermiştir. Düzensiz ağaç kesimi evresinde ormanlar, serbest ve düzensiz bir şekilde yararlanılan kaynak konumundadır. Ormanlar üzerinde kollektif mülkiyetin sözkonusudur. Bu evrede Avrupa 'da, orman alanlarından tarımsal arazi elde etmek için brandwirtschaft denilen bir açmacılık metodu kullanılmıştır. Kuzey Avrupa 'daki yapraklı ormanlarda güç uygulanan bu metod, Akdeniz Ormanları 'nda kolaylıkla uygulanmış ve ormanlar tahrip edilerek tarımsal alana dönüştürülmüştür. Brandwirtschaft metodu ile yakılan orman alanlarında, yanan organik madde toprak verimini bir miktar artırdığından ilk yıllar tatmin edici bir tarımsal ürün alınabilmiş, fakat zamanla toprak verimliliğinin azalması nedeniyle yeni orman alanlarında açmacılık yapılmıştır. Brandwirschaft metodu ile tarımsal alan elde edilmesine yönelik uygulamalar bütün Ortaçağ boyunca devam etmiş ve İskandinav Ülkelerinde 19. yüzyıla kadar sürmüştür. Bu evrede fizyografik düşüncenin de etkisiyle tarım alanlarının, orman alanları aleyhine genişlemesi büyük kabul görmüş ve ülke kalkınmasının tarımsal kalkınmaya bağlı olduğu belirtilmiştir. Amerika kıtasının keşfi ile bu kıtaya ilk olarak göç eden göçmenler, brandwirschaft metodunu 18. yüzyıla kadar burada da uygulamışlarladır.Ormanlardan faydalanmayı düzenlemek ve ormanların mülkiyet durumunu belirleme gereği, ormanı koruma evresini ortaya çıkarmıştır. Feodalizm, ormanlardan herkesin özgürce yararlanmasına olanak veren ortak mülkiyet anlayışına son vermiştir. Avrupa 'daki ormanlar,feodal yönetimin çeşitli kurumları tarafından (krallık, derebeylik, kilise, manastır gibi), feodal arazi yapısı içerisine alınmıştır. Fakat, köylülük olayının yaygınlaşması ve artan köylü nüfusunun ormanlar üzerinde ekonomik baskı oluşturması sonucunda, köylüler ile ormanı sahiplenen kurumlar arasında sürtüşmeler yaşanmıştır. Feodal yönetimler, egemenlikleri altına aldıkları ormanların güvenliğini sağlamak için, ormanlarda açmacılık ve hayvan otlatmasını yasaklayan hukuksal düzenlemeler getirmişlerdir. Bu hukuksal düzenlemeler köylülerin direnişlerine neden olmuştur. Köylüler, feodal yöneticilerden nefret etmeye başlamışlar ve bu nefret 1789 Fransız İhtilaline kadar devam etmiştir. Bunun sonucunda ormanlardan yararlanma hakları sistemi ortaya çıkmış ve köylülere, daha önce serbestçe yararlanılan ormanlardan otlatma, meyve toplama, yakacak odun temini gibi bir takım haklar verilmiştir.Ormancılık mevzuatının temelini oluşturan ilk hukuksal düzenlemeler 13. ve 14. yüzyıllarda Almanya ve Fransa 'da yapılmıştır. Bu hukuksal düzenlemeler bir taraftan ormanların mülkiyet durumunu ve köylülerin ormanlardan yararlanma haklarını belirlerken, diğer taraftan ormanlara zarar verici eylemlerin yasaklanmasını ve suçluların cezalandırılmasını hedeflemiştir. Avrupa 'da ormanların korunmasına yönelik gelişmelerin benzerleri, farklı zaman kesitleri içinde ABD Ormancılığı 'nda yaşanmıştır. Fakat ABD Ormancılığı 'nda ormanı koruma evresi kısa sürmüş ve kısa zamanda teknik ormancılık evresine geçilmiştir.Teknik ormancılık; sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel açıdan AGÜ ’lere üstünlükleri olan GÜ ’lerin ulaştığı ormancılık evresidir. Bu evrenin yaşandığı ülkelerde orman kaynakları, toplumdan gelen taleplere göre saptanmış ormancılık politikaları çerçevesinde işletilmektedir. Sahip olunan bilimsel bilgi birikimi ve teknolojik kolaylıklar, orman alanlarının sınırlarının belirlenmesini ve kadastro-mülkiyet sorunlarının kısa sürede çözümlenmesini sağlamıştır. Ormancılık bilimi ve teknolojisi; tohum ve ağaç ıslahı, doku kültürü, silvikültürel teknikler, üretimin mekanizasyonu, odun teknolojisi, gibi konulara yönelmiştir. Bu çalışmalar, üniversite ve ormancılık araştırma kurumları tarafından yapılmakta ve yararlanacak kişi ve kurumlara sunulmaktadır.